Kayıtlar

Politik, Militan, ‘Sol’ Sinemanın Gücü: Jacques Rancière ile Röportaj I - Javier Bassas Vila

Resim
Jacques Rancière’in düşünceleri zapt edilmez olmasına karşın birbirleriyle ilişkili en azından iki farklı kavrayışı vardır. Bir yandan 1970’lerde Rancière; özellikle Althusser’in empoze ettiği bilimsel Marksizm (bkz. İlk olarak 1976’da yayımlanan ve La Fabrique tarafından yeniden yayımlanan Althusser’in Verdiği Ders kitabı. Kitap yakında İspanyolca olarak da yayımlanacak.) gibi dönemin egemen yorumlamalarından kopan Marksizm okuması önerir. Diğer yandan düşünceleri, 19.yüzyıldaki işçi tarihinin güçlü okuması içinden kurulan bir prizmadan -sinema, edebiyat ve çağdaş sanat teorisi gibi- farklı disiplinler arasındaki çapraz geçişmelerle (cross-over) inşa edilmiştir. Bu çapraz geçişmelerden doğan metinler filozoflar, tarihçiler ve militanların yanı sıra sanatçılar, film ve sanat eleştirmenleri ile küratörlerin de ilgisini çekmektedir. Zapt edilmezliği, düşüncelerinin uluslararası düzeyde yarattığı geniş ilginin başka bir nedeni gibi görünmektedir. Sorular öncesinde Fransız filozofun...

George Orwell’den Neden Bıktım? - Ben Judah

Resim
Karmaşıklıkla dürüstçe mücadele eden ağırbaşlı insanlara ihtiyacımız olan çağda Orwell berbat bir rol modeldir. Neden hep Orwell saatidir? Neden iktidarlara karşı en ufak memnuniyetsizler hemen Orwellci (Orwellian) * oluyor?  Neden bütün bayağı propagandalar açıkça 1984’de hayat buluyor?  Neden her şey Orwell ödülü ** kadar ezici bir biçimde öngörülebilir, yeni Churchill ve Orwell *** biyografi kitabı kadar mükemmel bir biçimde tahmin edilebilir? Ve şimdi de neden yeni yaşam boyu bronz Orwell heykeli **** BBC binasının önünde? Orwell’in düzyazısı sade, duru ve akıcıdır. Fakat İngiliz yazarsal kusursuzluğunda, nihai olarak kutsallaştırılması gerçeğinden başka özel bir şey de yoktur. Bu durum bana hâlâ çok şaşırtıcı gelmekte. Çünkü eserlerinde çok fazla yanlış bulunmakta. Paris ve Londra’da Beş Parasız (Down And Out In Paris and London) kitabında  Yahudileri berbat olarak karikatürleştirerek ezilenleri gerçekten savunuyor muydu 1933’de? Wigan İskelesi Yolu’ndaki (The Roa...

İklim Bilimi Şaşkın: Antartika Son Buzul Çağında Düşünüldüğü Kadar Soğuk Değildi

Resim
Geçmiş çağlardaki sıcaklığı, tekrar oluşturmak amacıyla yapılan ikili yöntemli bir çalışma, iklim araştırmacılarının yaklaşık 20.000 bin yıl önce son buzul çağında Antartika’nın ne kadar soğuk olduğunu daha iyi anlamalarını sağladı.   Günümüzde dünyanın en soğuk bölgesi olan Antartika son buzul çağında daha da soğuktu. Onlarca yıldır hâkim olan bilimsel görüş; buzul çağında Antartika’daki sıcaklığın şu andan ortalama 9 derece daha soğuk olduğunu savunuyordu.    Oregon State Üniversitesinden Christo Buizert liderliğindeki uluslararası bilim ekibi Antartika’nın bazı bölgelerinin mevcut sıcaklıktan 10 derece Orta Doğu Antartika’nın ise   4-5 derece daha soğuk olduğunu buldu. Önceden tahmin edilenin yaklaşık yarısı kadar soğukluk anlamına geliyordu bu.    Bulgular bugün (4 Haziran 2021) Science dergisinde yayımlandı. Oregon State Üniversitesi iklim değişikliği uzmanı Buizert; “Antartika’nın tamamı hakkında edindiğimiz ilk kesin ve tutarlı cevap. Şaşırtı...

George Orwell’in Listesi - Timothy Naftali

Resim
  1947 yılında “İki yüz yıl önce mutlu bir kilise papazı olabilirdim” diye yazdı George Orwell. Fakat bunun yerine kendi deyimiyle “çalkantılı, devrimci bir çağda” siyasetin içinde bir hayat yaşadı. Geçen ay günlüğünden alıntılar yayımlandığında Orwell’in ne kadar siyasetin içinde olduğu İngilizlere hatırlatıldı. Her ne kadar Orwell’in solcu dostlarıyla ihtilafı meşhursa da, Big Brother’ın yaratıcısının 1940’ların sonunda İngiliz hükümetini bilgilendirdiğine dair yeni kanıtlarda bazı sürprizler vardı. Okunaksız karalamalarında -karakteristik ekşiliğiyle- politik yansızlığını kaybederek Sovyetler Birliği’ne oldukça hayran olduğunu düşündüğü seçkin kişilerin isimlerini gizlice yazdı. Bazı isimlerin yazı işlerine uygun olmadığını telkin ederek İngiliz Dışişleri Bakanlığının propaganda birimine gönderdi. “Güvenilmesi muhtemel olmayan kişilerin listelenmesi kötü bir fikir değil” dedi.   Listelerindeki bazı kişiler hakkında yanılıyordu. Orwell’in 1949’da “duygusal sempatizan” olar...

Faşizm Nedir? – George Orwell

Resim
  Belki de zamanımızın cevaplanmamış bütün sorularının en önemlisi şudur: ‘Faşizm Nedir?’  Amerika’daki sosyal araştırma kurumlarından biri geçenlerde yüz farklı kişiye bu soruyu sordu ve ‘saf demokrasi’den ‘saf şeytanlık (pure diabolism)’a kadar çeşitli cevaplar aldı. Ülkede sıradan bir kişiye “Faşizmi tarif et” diye sorsanız genellikle Alman ve İtalyan rejimlerini işaret ederler. Ancak bu çok yeterli değildir. Çünkü büyük faşist devletlerin bile yapı ve ideoloji bakımından birçok farklılıkları bulunmaktadır. Örneğin; Almanya ve Japonya’yı aynı çerçeveye dahil etmek kolay değildir. Faşist olarak nitelendirilebilecek bazı küçük devletlerle daha da zordur. Misal olarak faşizmin doğası gereği savaş yanlısı olduğu, savaş histerisi ortamında geliştiği ve ekonomik sorunlarını sadece savaş hazırlığı veya yabancı fetihler yoluyla çözebildiği sanılmaktadır. Ancak açıkçası Portekiz veya çeşitli Güney Amerika diktatörlükleri içn bunun söylenmesi doğru değildir. Veya yine antisemitiz...

Yaşasın 1 Mayıs!

Resim
Onlar ki ilk mülkiyetle birlikte işkenceyi geliştirmekte ustadırlar Ve ateşin mülkiyeti uğruna bilinci ve özgürlüğü dağlara kaldırıp kayalıklara zincirlemişlerdir ve de her sabah güneşe karşı parçalatmışlardır ciğerlerini bir kartala saltanatları sonsuza dek sürsün di ye Onlar ki o günden bugüne bilincin ve özgürlüğün baş düşmanı kesilmişlerdir Ne yaratmışsa insan ne duymuş ne düşünmüşse insana karşı kullanmayı öğrenmişlerdir İhanet bile değildir artık bu düpedüz görevleridir insana karşı olmak Ve onlar  yalnız sevdalardan korkarlar Ahmet Telli